Vezikoüreteral reflü (VUR), idrarın mesaneden böbreklere doğru fizyolojik olmayan geri akışı olarak tanımlanır. Normalde, mesane içindeki idrarın böbreklere reflüsünü önleyen anatomik mekanizmalar mevcuttur.

VUR’un normal çocuklardaki prevalansı %0.4-1.8, üriner enfeksiyon geçiren çocuklardaki insidansı ise %30-50 olarak bildirilmektedir. Yeni doğan döneminde erkek çocuklarda daha sık görülen VUR, daha sonraki yıllarda kız çocuklarda 4-6 kat daha fazla saptanmaktadır.

Reflünün önemi, ateşli idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabilmesi ve bunun sonucunda böbreklerde hasar meydana gelebilmesidir. Dolayısıyla VUR’un tanı ve tedavisindeki asıl amaç tekrarlayan ateşli idrar yolu enfeksiyonlarının gelişmesini ve böbrek hasarı oluşumunu önlemektir.

VUR tanısı klasik olarak konvansiyonel ‘voiding’ sistoüreterografi (VCUG) ile konmaktadır. Bu yöntem anatomik detay vermekte ve derecelendirmeye olanak sağlamaktadır.

İki ana tedavi seçeneği bulunmaktadır; bunlar konservatif yaklaşım ve cerrahi girişimlerdir.

Konservatif yaklaşım koruyucu antibiyotik kullanımı (sürekli veya aralıklı) ve alt üriner sistem disfonksiyonu varsa ona yönelik tedaviyi içerir. Aynı zamanda sünnet de özellikle altta yatan ürolojik anomali varlığında enfeksiyon riskini azalttığı için konservatif yaklaşımın bir parçası olarak önerilebilir.

Cerrahi tedavi seçenekleri endoskopik (kapalı yöntem) enjeksiyon veya cerrahi olarak düzeltmedir.